(via hemoglobin)
"So you plant your own garden and- Jorge Luis Borges, After a While “translated by Veronica A. Shofstall"
decorate your own soul, instead of waiting
for someone to bring you flowers."
(via karanlikvesen)
Kendime tahammül edemiyorum uzun bir süredir. Konuşmaktan, susmaktan, anlamaktan ve anlaşılmaya çalışmaktan yorgunum. Durmak, kaçmak, saklanmak, tüm bunlar geçene kadar içip sızmak istiyorum. Kendimi dövüyorum, kendimle kavgam bir türlü bitmiyor.
Birileri seni, hayatını kurtaracak kadar sevse bile, yine de tüm sevilmemişliklerinden kurtulamıyorsun.
(via iyiprofil)
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna
(via lexicandy)
“Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında, derler, Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar. Deseniz ki: ‘Kırmızı kiremitli, güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı.’ Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama ‘yüzbin liralık bir ev gördüm’ deyin, bakın nasıl: ‘Aman ne güzel ev’ diye haykıracaklardır.”
(via geceningalaksisi)